
Körfez'de Yeni Saldırı: ABD İran'ı Vuruyor
Yazar Ercan Yağlı
Orta Doğu coğrafyası, askeri hareketliliğin tırmandığı ve küresel dengelerin sarsıldığı çok sıcak bir güne daha uyandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki gerilimi en üst düzeye çıkaran resmi bir açıklama yayımlayarak İran askeri unsurlarına yönelik yeni bir hava ve deniz operasyonu dalgası başlattıklarını duyurdu. Dünyanın en kritik enerji koridorlarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresinde yoğunlaşan harekat, ABD İran'ı vuruyor manşetleriyle uluslararası ajansların acil koduyla geçtiği en önemli gündem maddesi haline geldi.
CENTCOM tarafından sosyal medya platformları üzerinden yapılan resmi açıklamada, harekatın hukuki ve stratejik gerekçelerine değinildi. Açıklamada, "CENTCOM kuvvetleri, bugün doğu yakası yerel saatiyle 17.00'de, Hürmüz Boğazı'ndan serbestçe geçiş yapan sivil denizcilere ve ticari gemilere saldırma kapasitesini zayıflatmayı sürdürmek amacıyla, İran'a yönelik yeni saldırılar başlattı" ifadelerine yer verildi. Uluslararası ticaret gemilerinin güvenliğini sağlama misyonuyla hareket ettiğini iddia eden ABD ordusu, bu yeni dalga saldırılarla İran'ın bölgedeki lojistik ve savunma altyapısını tamamen çökertmeyi hedefliyor.
Askeri operasyonun emir komuta zincirine dair ayrıntılar da netleşti. CENTCOM, söz konusu geniş kapsamlı bombardıman ve füze saldırılarının gerçekleştirilmesi talimatının, bölgedeki deniz ticareti hatlarına yönelik tehdit oluşturan İran güçlerinden doğrudan hesap sorulması amacıyla ABD Başkanı Donald Trump tarafından verildiğini vurguladı. ABD Silahlı Kuvvetleri, bir önceki gün başlattığı ilk harekat dalgasında; kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ile savaş gemilerinden fırlatılan hassas güdümlü akıllı mühimmatları kullanmıştı. Bu operasyonlarda İran'a ait yaklaşık 140 stratejik askeri hedefin başarıyla imha edildiği belirtilmişti. Buginki saldırılar ise dün vurulan noktaların devamı ve yeni tespit edilen hedeflerin yok edilmesi amacını taşıyor.
Pentagon'un ve CENTCOM'un eş zamanlı operasyon açıklamalarının hemen ardından, İran'ın güney sınır şeridinden ve stratejik noktalarından peş peşe sıcak haberler gelmeye başladı. İran yerel basınına yansıyan ilk raporlara göre, ülkenin deniz üslerine ve savunma hatlarına ev sahipliği yapan Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Hürmüz Boğazı'nın girişinde yer alan kritik Keşm Adası'nda çok şiddetli yeni patlama sesleri duyuldu. Bölgedeki yerel kaynaklar, özellikle Sirik ve Bender Abbas askeri liman bölgelerinde en az 10 büyük patlamanın meydana geldiğini ve gökyüzünü yoğun duman bulutlarının kapladığını bildirdi.
Saldırıların coğrafi alanı sadece bu kentlerle de sınırlı kalmadı. İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, nükleer tesislere ve kritik sanayi altyapısına sahip olan Buşehr eyaletinde de patlama seslerinin işitildiğini, hava savunma sistemlerinin devreye girerek önleme atışları yaptığını açıkladı. Yaşanan bu yoğun bombardıman dalgasına rağmen, Hürmüzgan Valiliği tarafından yapılan ilk resmi açıklamada, şu ana kadar düzenlenen hava ve füze saldırılarında herhangi bir can kaybının ya da yaralanmanın yaşanmadığı, hasar tespit çalışmalarının ise sürdüğü aktarıldı.
Bu son operasyon, küresel petrol sevkiyatının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirirken, enerji piyasalarında da büyük bir tedirginliğe yol açtı. ABD'nin kararlı askeri duruşu ve İran'ın bu saldırılara nasıl bir stratejik yanıt vereceği, Orta Doğu'daki topyekun bir savaş riskini artırıyor. Uluslararası gözlemciler, Washington ve Tahran hattındaki bu doğrudan askeri çatışmanın, bölgedeki diğer aktörleri de içine çekebilecek tehlikeli bir tırmanış sarmalına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.


