
Sessizce Gelen Zamlar: Cüzdanımızdaki Görünmez Eksilme
Yazar Selçuk UZUN
Samsun’un o tanıdık, rutubetli sabahlarından birinde daha uyandık. Çiftlik Caddesi’nde yürürken, Mecidiye’nin o telaşlı kalabalığına karışırken ya da sahil boyunda denizin kokusunu içimize çekerken; aslında şehrin nabzı çok farklı atıyor. Eskiden sohbetler "hava nasıl?" diye başlardı, şimdi ise "bu ay nasıl yetişeceğiz?" sorusu başköşeye kuruldu.
Eskiden zamlar bir "olaydı". Bir gün önceden haberimiz olur, ertesi gün etiketlerin değiştiğini görürdük. Şimdilerde ise zamlar, sessiz birer hırsız gibi hayatımıza sızıyor.
Market raflarında gezinirken fark ediyor musunuz? Eskiden 500 gram olan ürün, bakıyorsunuz 400 grama inmiş. Fiyat aynı kalmış gibi görünüyor ama aslında o ürün, gramaj oyunlarıyla bizi daha azına daha çok ödemeye mecbur bırakıyor. Biz buna "gizli enflasyon" diyoruz. Bir bardak çayın, bir simidin veya marketten aldığımız temel bir gıda maddesinin üzerindeki o ufak değişimi, eve gelip poşetleri boşaltana kadar fark etmiyoruz bile.
Sessizce gelen bu zamlar, sadece mutfak masraflarını etkilemiyor; ruh halimizi, sosyal hayatımızı ve hatta Samsunlu esnafın yüzündeki o samimi tebessümü de törpülüyor. Esnafımız suçlu değil, tüketicimiz çaresiz değil; ancak bu görünmez el, hepimizin yaşam kalitesinden biraz daha çalıyor.
Ekonomik veriler rakamlardan ibaret olabilir; ancak bizim hayatımız, o rakamların ete kemiğe bürünmüş halidir. "İdare ederiz" diyerek başladığımız her gün, "nasıl idare edeceğiz?" sorusuna dönüşüyor.
Samsun, her zaman üretimden, çalışmaktan ve alın terinden yana olmuştur. Ancak bugün, emeğin karşılığının o sessiz zamlarla eridiğini görmek üzücü. Artık piyasada sadece fiyatlar değil, güven duygusu da yeniden inşa edilmeye muhtaç.
Peki, ne yapmalı? Bu sessiz zamların gölgesinde karamsarlığa mı kapılmalı? Elbette hayır. Samsunlu her zaman çözüm üretendir. Yerel üreticimize, komşu esnafımıza sahip çıkmak, ayağımızı yorganımıza göre uzatırken birbirimize destek olmak; bu ekonomik fırtınada limanda kalmamızı sağlayacak tek çapa.
Unutmayalım ki, her kışın bir baharı, her ekonomik darboğazın da bir çıkış yolu vardır. Önemli olan, o çıkış yoluna ulaşana kadar sessizce cebimizden gidenlerin değil, yan yana durduğumuz dostlarımızın kıymetini bilmektir.
Sessizce gelen zamların sesi, bazen çok gürültülü olanlardan daha çok can yakar. Ama şehrin ışıkları yanmaya, bizler de umutla yeni güne başlamaya devam ediyoruz.
Kalın sağlıcakla.

