Samsun Organ Bağışı Umudu
Sağlık4/2/2026

Samsun Organ Bağışı Umudu

Samsun ili Salıpazarı ilçesinde yaşanan üzücü bir sağlık olayı, ailenin aldığı onurlu karar neticesinde başka hayatlar için yeni bir başlangıca dönüştü. Geçirdiği ani kalp krizi sonrasında hastaneye kaldırılan 25 yaşındaki Mihriban Okur’un beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından, ailesi tarafından alınan Samsun organ bağışı kararı, organ bekleyen hastalar için adeta bir mucize oldu. 29 Mart tarihinde yaşanan bu elim gelişme, tıp dünyasının ve organ bağışı bekleyen hastaların umutlarını yeşerten bir dayanışma örneğine sahne oldu. İnsan hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğu durumlarda, organ bağışının ne denli kritik bir öneme sahip olduğu bu acı ama bir o kadar da umut verici olayla bir kez daha gözler önüne serildi.
Genç kadının tıbbi süreci, Salıpazarı ilçesinde geçirdiği ani kalp krizi ile başladı. İlk müdahalenin ardından vakit kaybetmeden Samsun Şehir Hastanesi'ne sevk edilen 25 yaşındaki Mihriban Okur, burada ivedilikle yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Hekimlerin tüm tıbbi müdahalelerine ve yoğun çabalarına rağmen genç hastanın ne yazık ki beyin ölümü gerçekleşti. Bu geri döndürülemez tıbbi tablonun kesinleşmesinin hemen ardından, hastanenin organ ve doku koordinatörlüğü ekipleri hassas bir görev üstlenerek acılı aile ile iletişime geçti. Uzman ekiplerin aileye organ bağışının hayati önemini anlattığı bu zorlu süreçte, Okur ailesi büyük bir fedakarlık ve insanlık örneği sergileyerek kızlarının organlarını bağışlama yönünde o tarihi kararı aldı. Bu asil karar, yaslı ailenin acısını bir nebze olsun hafifletecek ve başka bedenlerde yaşayacak bir canın kapısını aralayacaktı.
Ailenin organ bağışı için resmi onayı vermesinin ardından hızlı ve titiz bir operasyon süreci başlatıldı. Samsun Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı cerrahi operasyonla, merhume Mihriban Okur’un organları bedenden ayrıldı ve zamanla yarışılan nakil süreci işlemeye başladı. Genç kadının karaciğeri, organ bekleyen uygun bir hasta için özel koşullarda Malatya'ya doğru yola çıkarıldı. Hayat kurtaracak bir diğer organ olan böbrek ise nakil işlemi gerçekleştirilmek üzere İstanbul'daki bir sağlık merkezine acil olarak sevk edildi. Ayrıca merhumenin korneaları, yine Samsun'da bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde ışık bekleyen hastalara nakledilmek üzere teslim edildi. Böylece tek bir bedenden alınan organlar, Türkiye'nin üç farklı noktasındaki hastalara şifa dağıtmak üzere koordineli bir şekilde dağıtılmış oldu.
Bu zorlu süreçte metanetini korumaya çalışan ve gazetecilere açıklamalarda bulunan merhumenin teyzesi Saniye Kurnaz Uysal, hissettikleri derin hüznü ve aynı zamanda duydukları gururu kelimelere döktü. Yaşadıkları kaybın tarifsiz bir acı olduğunu vurgulayan Uysal, yapılan bağışın manevi boyutuna dikkat çekti. Uysal, yaptığı açıklamada, "İnşallah nakil edilecek kişilere hayırlı olur, şifa olur. Allah'ım uzun ömürler versin." sözleriyle organların ulaştığı kişilere dualarını iletti. Acılarının çok taze olduğunu belirten acılı teyze, "Bir yandan acımız var ama birine de can olduğu için gerçekten çok mutluyuz, sevinçliyiz." diyerek karmaşık ama ulvi duygularını basın mensuplarıyla paylaştı. Toplumda bu bilincin artması gerektiğinin de altını çizen Uysal, "Herkes organ bağışı yapsın, birine can versin, en güzeli bu." şeklindeki çağrısıyla kamuoyuna çok önemli ve ilham verici bir mesaj iletmiş oldu.
Ailenin bir diğer ferdi olan amca Refaettin Okur da yeğenini kaybetmenin verdiği ağır hüznü dile getirirken, organ bağışının ne denli önemli bir davranış olduğunu vurguladı. Çok üzüntülü bir dönemden geçtiklerini belirten amca Okur, "Biz canımızı kaybettik, inşallah hasta olan kardeşlerimize şifa olur." ifadeleriyle acılarını başka insanların sağlığıyla teselli bulmaya çalıştıklarını aktardı. Kendi yaşadıkları bu büyük kaybın ardından toplumun tüm kesimlerine örnek teşkil edecek bir duruş sergileyen Refaettin Okur, "Organ bağışı yapılmasını ben de destekliyorum. Allah şifa versin hastalarımıza." sözleriyle organ bağışı kampanyalarına olan inancını ve tam desteğini ifade etti. Sözlerini, "Kimseye Allah evlat acısı göstermesin." duasıyla noktalayan amca, bu zor kararın ardındaki insani derinliği ve sonsuz empati duygusunu tüm şeffaflığıyla kamuoyunun gözler önüne serdi.
Samsun Şehir Hastanesi'nde başlayıp tüm Türkiye'ye yayılan bu umut hikayesi, organ nakli bekleyen binlerce hasta için zamanın ve toplumsal duyarlılığın ne kadar hayati olduğunu açıkça kanıtlamaktadır. Samsun organ bağışı konusunda geçmişte de pek çok önemli vakaya ev sahipliği yapmış bir il olmakla birlikte, Mihriban Okur’un durumu genç yaşta kaybedilen bir hayatın ardından filizlenen yeni umutların en güçlü simgelerinden biri haline gelmiştir. Organ doku koordinatörlüğü ekiplerinin profesyonel yaklaşımı ve ailenin benzersiz fedakarlığı sayesinde üç farklı kişi, hayatlarına kaldıkları yerden daha sağlıklı bir şekilde devam etme şansı yakalamıştır. Basın ve kamuoyu nezdinde geniş yankı bulan bu fedakarlık örneği, ülkemizde nakil bekleyen bireylerin sesi olurken, aynı zamanda tüm vatandaşları bu hayati konuda daha bilinçli ve duyarlı adımlar atmaya teşvik eden bir mihenk taşı olarak hafızalara kazınmıştır.