
İstanbul'da DHKP-C Operasyonu: 4 Terörist Yakalandı
Türkiye’nin milli güvenliğini hedef alan terör yapılanmalarına karşı yürütülen amansız mücadele, 2026 yılında da kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) tarafından koordine edilen son derece kritik İstanbul DHKP-C operasyonu, mega kentte planlanan kanlı bir eylemi gerçekleşmeden engelledi. Edinilen bilgilere göre, terör örgütünün İstanbul’daki illegal hücre yapılanmalarına yönelik yürütülen uzun soluklu istihbari çalışmalar meyvesini verdi. Saldırı hazırlığında olduğu kesinleşen 4 örgüt üyesi, düzenlenen eş zamanlı baskınlarla kıskıvrak yakalanarak adalete teslim edildi.
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın sahadaki unsurları tarafından elde edilen veriler, örgüt mensuplarının İstanbul’daki stratejik noktalara ve halkın yoğun olarak bulunduğu alanlara yönelik silahlı ya da bombalı bir eylem arayışı içinde olduklarını ortaya koydu. Bu tespitlerin ardından güvenlik birimleri, olası bir facianın önüne geçmek adına operasyonun düğmesine bastı. Devletin istihbarat ve güvenlik birimlerinin bu üst düzey eşgüdümü, terörün şehir yapılanmalarına nefes aldırmıyor.
İstihbaratın Titiz Takibi Ve Tespitler
Gerçekleştirilen İstanbul DHKP-C operasyonu, sadece bir baskından ibaret değil; aylar süren teknik ve fiziki takibin bir sonucudur. MİT, örgütün İstanbul’daki "uyuyan hücrelerini" ve bu hücrelerin yurt dışı bağlantılarını adım adım izledi. Yapılan çalışmalarda, teröristlerin eylem gerçekleştirmek üzere lojistik destek sağladıkları, keşif faaliyetleri yürüttükleri ve saldırı için en uygun zamanı bekledikleri belirlendi.
Söz konusu hücrenin, özellikle güvenlik güçlerini ve devletin kritik binalarını hedef almayı planladığına dair güçlü bulgulara ulaşıldı. Terör örgütü DHKP-C’nin, toplumsal kaosa yol açabilecek sansasyonel eylem arayışları, Türkiye’nin gelişmiş sinyal istihbaratı ve insan istihbaratı yetenekleri sayesinde daha planlama aşamasındayken deşifre edildi. MİT ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, 25 Şubat 2026 tarihinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar yaparak hücreyi tamamen çökertti.
Güvenlik Birimlerinin Ortak Eşgüdümü
Bu operasyonun başarısı, MİT ve EGM arasındaki veri paylaşımının ve operasyonel uyumun ne kadar kritik bir seviyeye ulaştığını bir kez daha kanıtladı. Özellikle 2026 yılının ilk aylarından itibaren aşırı sol terör örgütlerine yönelik baskılar artırıldı. Bu kapsamda, şubat ayı içerisinde farklı terör örgütlerine yönelik gerçekleştirilen faaliyetler, güvenlik bürokrasisindeki senkronizasyonu gözler önüne seriyor.
| Operasyon Tarihi | Hedef Örgüt | Operasyon Kapsamı | Sonuç |
|---|---|---|---|
| 3 Şubat 2026 | MLKP | 22 İl (Eş Zamanlı) | Geniş çaplı hücre çökertme |
| 25 Şubat 2026 | DHKP-C | İstanbul (Merkezli) | 4 Saldırganın yakalanması |
Şubat başında gerçekleştirilen MLKP operasyonunun ardından gelen bu hamle, terör örgütlerinin birbirleriyle olan lojistik geçişkenliklerini de daraltmış durumda. Güvenlik uzmanları, bu tür proaktif operasyonların sadece mevcut eylemleri engellemekle kalmadığını, aynı zamanda örgütün moral ve motivasyonunu da tamamen yıktığını belirtiyor.
Stratejik Hedefler Ve Terörün Tasfiyesi
DHKP-C’nin İstanbul gibi dünya metropolü bir kentte stratejik hedeflere yönelmesi, örgütün hala dış odaklı provokasyonlara açık olduğunu göstermektedir. Ancak 25 Şubat’ta gerçekleştirilen İstanbul DHKP-C operasyonu, devletin bu tür girişimlere karşı "sıfır tolerans" ilkesiyle hareket ettiğini kanıtladı. Yakalanan 4 teröristin saklandıkları hücre evlerinde yapılan aramalarda, çok sayıda örgütsel döküman, dijital materyal ve muhtemel eylem planlarına dair şifreli notlar ele geçirildi.
Saldırı hazırlığındaki teröristlerin, dijital mecralar üzerinden aldıkları talimatlarla hareket ettikleri ve bu talimatların izini süren siber güvenlik birimlerinin de operasyona teknik destek sağladığı öğrenildi. Ele geçirilen dijital veriler, örgütün finans kaynakları ve diğer hücrelerin lokasyonları hakkında yeni ipuçları barındırıyor. Bu durum, önümüzdeki günlerde İstanbul merkezli yeni dalga operasyonların gelebileceğinin de sinyalini veriyor.
Şehir Güvenliği Ve Halkın Huzuru
Vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak adına yürütülen bu operasyonlar, toplumsal huzurun teminatıdır. İstanbul’un kalabalık meydanlarında veya kamu binalarında yapılması planlanan olası bir saldırının engellenmesi, sadece bir asayiş başarısı değil, aynı zamanda milli bir zaferdir. Bakanlık yetkilileri, terörle mücadelenin "son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar" aynı kararlılıkla süreceğini her fırsatta dile getiriyor.
"Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, terör örgütlerine karşı ortak operasyonlarına hız kesmeden devam ediyor. İstanbul’daki DHKP-C hücrelerinin çökertilmesi, aşırı sol terör örgütlerine karşı etkili eşgüdümün net bir sonucudur."
Terörle mücadelenin 2026 yılındaki bu yeni evresi, hem sahada hem de dijital dünyada teröristlerin her adımının izlendiği bir dönemi temsil ediyor. Yakalanan 4 kişi hakkındaki soruşturma derinleştirilirken, bu kişilerin yurt dışındaki firari örgüt yöneticileriyle olan irtibatları da mercek altına alındı. Türkiye'nin iç güvenliğini tehdit eden her türlü oluşuma karşı, devletin tüm birimleri tam bir uyum içinde çalışmaya devam ediyor.