Hocalı Katliamı Anma Mesajı Yayımlandı
Gündem2/26/2026

Hocalı Katliamı Anma Mesajı Yayımlandı

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde gerçekleştirilen ve insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Hocalı Katliamı için resmi bir kınama mesajı yayımladı. Katliamın 34. yıl dönümü vesilesiyle yapılan açıklamada, sivil halka yönelik gerçekleştirilen bu sistemli saldırının acısının Türk milletinin yüreğinde tazeliğini koruduğu vurgulandı. Hocalı Katliamı kurbanlarının anıldığı mesajda, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve haklı davasına verilen destek kararlılıkla yinelendi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, 1992 yılında yaşanan bu trajedinin uluslararası toplumun vicdanında utanç verici bir iz bıraktığı ifade edildi. Ermenistan birlikleri tarafından Hocalı şehrinde gerçekleştirilen saldırılarda, hiçbir ayrım gözetilmeksizin çocuk, kadın ve yaşlıların hedef alındığı hatırlatılarak, bu tür vahşetlerin bir daha yaşanmaması için adaletin tecelli etmesinin önemi vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığı'nın Resmi Açıklaması

Dışişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan yazılı metinde şu ifadeler dikkat çekti:
"26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde bulunan Hocalı şehrinde masum sivillere karşı gerçekleştirilen katliamı lanetliyoruz. Hocalı’da yaşanan vahşet, vicdanlarda utanç verici kara bir leke olmayı sürdürmektedir. Katledilen 613 kardeşimizin, yaralananların, esir alınan ve kaybolan tüm Azerbaycanlı kardeşlerimizin acısını daima yüreğimizde taşıyoruz."
Açıklamada ayrıca, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilenirken, tüm Azerbaycan halkına en derin taziyelerin iletildiği belirtildi. Türkiye'nin, "Tek Millet, İki Devlet" şiarıyla her zaman Azerbaycan'ın yanında durmaya devam edeceği bir kez daha uluslararası kamuoyuna ilan edildi.

Hocalı Katliamı: Tarihsel Gerçekler

Hocalı Katliamı, modern tarihin en acımasız sivil katliamlarından biri olarak kabul edilmektedir. Karabağ Savaşı sırasında stratejik bir konumda bulunan Hocalı şehri, 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gece ağır silahlara sahip birlikler tarafından kuşatıldı. Kaçmaya çalışan sivil halkın tek çıkış yolu olan ormanlık arazilerde pusuya düşürülmesi, vahşetin boyutlarını artırdı.
O gece yaşanan kayıpların dökümü, insanlık dışı saldırının boyutlarını şu verilerle ortaya koymaktadır:
Mağdur Kategorisi
Kişi Sayısı
Toplam Can Kaybı
613
Çocuklar
63
Kadınlar
106
Yaşlılar
70
Ağır Yaralılar
487
Rehin Alınanlar
1.275
Bu tabloya ek olarak, katliam sırasında 8 ailenin tamamen yok olduğu, 25 çocuğun her iki ebeveynini, 130 çocuğun ise en az bir ebeveynini kaybettiği bilinmektedir. Hocalı Katliamı sonrası esir alınanların akıbeti uzun yıllar boyunca uluslararası kuruluşların gündeminde kalmış, ancak pek çoğundan bir daha haber alınamamıştır.

İnsanlık Vicdanında Dinmeyen Sızı

Hocalı'da gerçekleştirilen eylemler, sadece bir askeri operasyon değil, sivil halkı sindirmeye ve yerinden etmeye yönelik bir "insanlık suçu" olarak nitelendirilmektedir. Uluslararası İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) ve çeşitli bağımsız gözlemciler, yaşananları bölgedeki en büyük sivil katliam olarak raporlamıştır. Ancak aradan geçen 34 yıla rağmen, bu suçun faillerinin uluslararası mahkemelerde gereken cezayı almamış olması, adaletin tam manasıyla tecelli etmediğinin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Türkiye, her yıl 26 Şubat'ta bu acıyı Azerbaycan ile birlikte yaşarken, dünya genelinde de Hocalı Katliamı farkındalığı oluşturmak için diplomatik girişimlerini sürdürmektedir. Birçok ülkenin parlamentosunda bu olay "soykırım" veya "insanlığa karşı suç" olarak tanınmıştır. Dışişleri Bakanlığı'nın 2026 yılındaki bu sert kınaması da adaletin yerini bulması adına gösterilen milli kararlılığın bir parçasıdır.

Karabağ Zaferi Ve Hocalı'nın Anlamı

2020 yılında Azerbaycan'ın kazandığı Karabağ Zaferi, Hocalı kurbanlarının ruhlarının şad olması adına büyük bir dönüm noktası teşkil etmiştir. İşgal altındaki toprakların azat edilmesiyle birlikte, Hocalı şehri de özgürlüğüne kavuşmuş ve bölgede imar faaliyetleri başlamıştır. Ancak toprakların geri alınması, yaşanan acıların unutulduğu anlamına gelmemektedir. Aksine, kazanılan zafer, bu tür katliamların bir daha asla tekrarlanamayacağının en somut garantisi olmuştur.
Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı nezdinde yürütülen politikalarda, Karabağ'daki barışın sürdürülebilir olması için bölgedeki tüm aktörlerin geçmişteki hatalardan ders çıkarması gerektiği sıkça hatırlatılmaktadır. Hocalı Katliamı anma etkinlikleri, sadece bir yas günü değil, aynı zamanda milli birliğin ve gelecek nesillere aktarılacak bir tarih bilincinin nişanesidir.
Sonuç olarak Türkiye, 34 yıl önce Hocalı'da şehit edilen kardeşlerini rahmetle anarken, bu vahşetin sorumlularının tarih ve vicdan önünde mahkum edildiğini bir kez daha tüm dünyaya duyurmaktadır.