Derinleşen Ekonomik Kriz Tepkisi
Siyaset4/1/2026

Derinleşen Ekonomik Kriz Tepkisi

İYİ Parti kurmayları tarafından yapılan son açıklamalarda, Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu derinleşen ekonomik kriz ve günbegün artan hayat pahalılığına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Parti yönetimi, iktidarın mazeret üretme makamı değil, doğrudan doğruya milletin sorunlarına kalıcı ve etkili çözümler üretme yeri olduğunun altını çizdi. Özellikle son dönemde akaryakıt fiyatlarında peş peşe yaşanan artışların, sadece ulaşım sektörünü değil, aynı zamanda üretimden tüketime kadar hayatın her alanını derinden sarsan bir dalga yarattığı vurgulandı. Vatandaşın alım gücünün doğrudan ve şiddetli bir şekilde etkilendiği bu süreçte, halkın gerçeği en net biçimde akaryakıt istasyonlarındaki pompalarda gördüğü ifade edildi. Hükümet yetkilileri tarafından kamuoyuna aktarılan iyimser ekonomik tablo ile vatandaşın günlük hayatta bizzat yaşayıp tecrübe ettiği gerçeklik arasında kapatılamaz, devasa bir uçurum olduğuna dikkat çekildi. Resmî makamların söylemlerinde çizilen o iyimser tablonun; çarşıda, pazarda ve en önemlisi vatandaşın mutfağında kesinlikle hiçbir karşılık bulmadığı net bir dille aktarıldı.
Açıklamanın devamında, mevcut hükümetin yaşanan ekonomik kriz ve hayat pahalılığını savaş gibi küresel dış etkenlere bağlayarak kendi sorumluluklarından kaçmaya ve durumu kurtarmaya çalıştığı belirtildi. İYİ Parti yetkilileri, bölgesel veya küresel çaplı savaşların elbette ki dünya ekonomileri üzerinde belirli oranlarda olumsuz etkileri olabileceğini kabul etmekle birlikte; Türkiye'de asıl yıkıcı etkiyi yaratan unsurun, ısrarla uygulanan yanlış politikalar ve hatalı ekonomik tercihler olduğunu savundu. Bu duruma en somut örnek olarak, döviz kurunu kontrol altına alabilmek amacıyla devreye sokulan ve vatandaşın milyarlarca dolarını heba eden Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemi gösterildi. Kur Korumalı Mevduat gibi uygulamaların, hem genel piyasa dengelerini hem de halihazırda geçim mücadelesi veren vatandaşı çok daha zor bir duruma sürüklediği ifade edildi. Gelinen noktada KKM uygulamasının içinden çıkılamaz bir hâl almasının, ekonomi yönetiminin sergilediği yanlış tercihlerin en somut örneği olduğu vurgulandı. Bugün dahi, döviz kurunu belirli bir seviyede tutabilmek adına benzer şekilde hatalı ekonomik adımların atılmaya devam edildiği uyarısı yapıldı.
Enerji politikaları ve bu alandaki yatırımlar da İYİ Parti'nin değerlendirmelerinde geniş yer buldu. Hükümet kanadı tarafından sıklıkla dile getirilen enerji alanında yapılan yatırımlar ve yerli üretim artışı söylemlerine rağmen, vatandaşın günlük yaşamında, bütçesinde veya refah seviyesinde herhangi bir iyileşme görülmediği belirtildi. Eğer gerçekten enerji üretiminde bir artış yaşanıyorsa, bu olumlu gelişmenin mutlak surette vatandaşın ödediği elektrik ve doğalgaz faturalarına, günlük ulaşım maliyetlerine ve genel yaşam standartlarına indirim olarak yansıması gerektiği ifade edildi. Aksi takdirde, iktidar tarafından anlatılan bu başarı hikâyelerinin, toplum nezdinde inandırıcılığının kalmayacağı dile getirildi.
İYİ Parti, Türkiye'nin ekonomik kriz ortamında dışa bağımlılığının halen yüksek seviyelerde seyrettiğini ve ekonominin son derece kırılgan bir yapıda bulunduğunu belirterek, temel itiraz noktalarını kamuoyu ile paylaştı. Enerji düzenlemelerinde ciddi mali kayıpların yaşandığı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan enflasyon ölçümlerinin güvenilirliğini yitirdiği ve sokağın gerçeğini yansıtmadığı vurgulandı. Ayrıca vergi sistemi ve ekonomik düzenlemelerde büyük bir şeffaflık eksikliği bulunduğu, Meclis'e sunulan kanun tekliflerinin vatandaşın gerçek sorunlarına çözüm olmadığı defalarca ifade edildiği hatırlatıldı. Ekonominin sadece kağıt üzerindeki istatistikler ve rakamlardan ibaret olmadığı, doğrudan doğruya insan hayatının ta kendisi olduğu belirtildi.
Bugün gelinen noktada milyonlarca vatandaşın, elde ettiği gelir ile zorunlu giderleri arasındaki dengeyi kuramaz hâle geldiği, alım gücünün her geçen gün eridiği ve özellikle sabit gelirli vatandaşların ağır geçim sıkıntısı altında ezildiği belirtildi. İYİ Parti'ye göre gerçek millilik anlayışı; vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştırmak, toplumsal refahı artırmak ve gençlerin geleceğe çok daha güvenle bakmasını tesis etmektir. Devletin asli görevinin, ekonomik yükü doğrudan vatandaşın sırtına yüklemek değil; aksine, akılcı politikaları hayata geçirerek bu yükü hafifletmek olduğu vurgulandı.
Bu çerçevede İYİ Parti, krizden çıkış için acil çözüm önerilerini sıraladı. İlk olarak, enerji alanından elde edildiği belirtilen devlet gelirlerinin, doğrudan vatandaşın lehine kullanılması, böylece faturalardaki ve akaryakıt üzerindeki maliyet yükünün ivedilikle azaltılması gerektiği belirtildi. Vergi sisteminin adil bir şekilde yeniden gözden geçirilerek, bilhassa dolaylı vergilerin dar gelirli vatandaş üzerindeki baskısının hafifletilmesi talep edildi. Enerji politikalarının şeffaf bir yönetim anlayışıyla yürütülmesi, kamu kaynaklarının nerelere harcandığının milletle açıkça paylaşılması gerektiği ifade edildi. Enflasyonla mücadelede günü kurtarmaya yönelik adımlar yerine, gerçekçi, kararlı ve kalıcı çözümlerin üretilmesinin şart olduğu vurgulandı. Güçlü bir devlet ekonomisinin, ancak kendi vatandaşının refah seviyesini artırabildiği ölçüde bir anlam taşıyacağı hatırlatıldı.
Sonuç olarak İYİ Parti, halkın içinden geçtiği bu zorlu sürecin farkında olduklarını; ekonomik kriz ve hayat pahalılığı gibi can yakıcı sorunların kalıcı olarak çözüme kavuşturulması için gerekli olan tüm akılcı önerilerini ve eleştirilerini kararlılıkla dile getirmeye devam edeceklerini beyan etti. Türkiye'nin ihtiyacı olan şeyin, rakamlarla süslenmiş anlatılar değil, hayatın acı gerçekleriyle yüzleşebilen ve bunlarla tam uyumlu bir ekonomi yönetimi olduğu yinelendi.