CHP’li Murat Çan’dan Havza’daki Sel Felaketi İçin TBMM’ye 3 Ayrı Başvuru

CHP’li Murat Çan’dan Havza’daki Sel Felaketi İçin TBMM’ye 3 Ayrı Başvuru

CHP’li Murat Çan’dan Havza’daki Sel Felaketi İçin TBMM’ye 3 Ayrı Başvuru
CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Havza’da yaşanan sel felaketini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çan; kanun teklifi, Meclis araştırması ve soru önergesiyle hem ilçenin afet bölgesi ilan edilmesini istedi hem de altyapı eksiklikleri ile dere yataklarındaki yapılaşma iddialarının araştırılmasını talep etti.
Murat ÇAN, 12 Mayıs 2026 tarihinde Havza ilçesinde meydana gelen sel ve su baskınlarına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na üç ayrı başvuruda bulundu. CHP’li Çan, yaşanan felaketin tüm yönleriyle araştırılması ve mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla kanun teklifi, Meclis araştırması önergesi ve yazılı soru önergesi sundu.
Çan’ın TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifinde, Havza’nın “genel hayata etkili afet bölgesi” ilan edilmesi talep edildi. Teklifin genel gerekçesinde ise iklim krizinin etkileriyle birlikte aşırı hava olaylarının daha sık yaşandığına dikkat çekilerek, kamu otoritelerinin gerekli altyapı yatırımlarını zamanında ve yeterli ölçüde hayata geçirmemesinin afetlerin etkisini büyüttüğü ifade edildi.
Kanun teklifinde, 12 Mayıs 2026 tarihinde Havza’da meydana gelen aşırı yağışların ilçe genelinde büyük yıkıma neden olduğu belirtilirken; özellikle ticari işletmelerin yoğun bulunduğu bölgelerde ciddi zararların oluştuğu kaydedildi. Sel nedeniyle yol, köprü, içme suyu ve kanalizasyon altyapısında büyük hasarlar meydana geldiği, günlük yaşamın durma noktasına geldiği ifade edildi.
Teklifte ayrıca özellikle küçük esnafın, dar gelirli vatandaşların ve ekonomik açıdan kırılgan kesimlerin afet nedeniyle büyük mağduriyet yaşadığı vurgulanarak, sosyal devlet anlayışı gereği yurttaşların yalnız bırakılmaması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda Havza’nın “genel hayata etkili afet bölgesi” ilan edilerek zararların devlet destekleriyle karşılanması istendi.
CHP’li Murat Çan’ın sunduğu Meclis Araştırması önergesinde ise yaşanan felaketin yalnızca aşırı yağıştan kaynaklanmadığı ifade edildi. Önergede; plansız kentleşme politikaları, dere yataklarının daraltılması, kontrolsüz yapılaşma, yetersiz yağmur suyu drenaj sistemleri ve altyapı eksikliklerinin felaketin boyutunu artırdığı savunuldu.
Araştırma önergesinde, iklim krizinin etkilerinin giderek arttığı bir dönemde yerel yönetimlerin ve merkezi idarenin dirençli kentler oluşturma konusunda yeterli adımları atmadığı belirtilerek, özellikle dere yataklarında yapılan yapılaşmaların sel riskini artırdığına dikkat çekildi.
Önergede ayrıca sel ve su baskınlarının özellikle ilçe merkezinde yoğunlaştığı, ticarethaneler, dükkânlar ve KOBİ’lerin büyük zarar gördüğü ifade edildi. Havza ekonomisinin temelini oluşturan yerel ticaret hayatının ciddi bir darbe aldığı belirtilirken, esnafın stoklarının, makinelerinin ve iş yerlerinin kullanılamaz hale geldiği kaydedildi.
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde ticaretin canlanmasının beklendiği bir dönemde yaşanan afetin, bölge ekonomisi açısından daha büyük mağduriyetlere neden olduğu vurgulanan önergede, küçük esnafın iflasın eşiğine geldiği ifade edildi.
Murat Çan, Meclis Araştırması açılarak sel felaketinin nedenlerinin bilimsel olarak incelenmesini, imar planları ve altyapı yatırımlarındaki eksikliklerin tespit edilmesini, ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının araştırılmasını ve benzer afetlerin önlenmesi için gerekli yapısal tedbirlerin belirlenmesini talep etti.
CHP’li Çan’ın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde ise dikkat çeken iddialar yer aldı. Önergede, ilçe merkezinden geçen Hacı Osman Deresi çevresindeki yoğun ve plansız yapılaşma nedeniyle dere yatağının daraldığı, bu durumun sel riskini artırdığı, buna rağmen gerekli yıkımların yapılmadığı ve DSİ’nin de bu nedenle dere ıslah çalışmalarını başlatamadığı yönündeki iddiaların doğru olup olmadığı soruldu.
Soru önergesinde ayrıca, sel ve su baskınlarından etkilenen konut ve iş yeri sayıları, zarar gören tarımsal alanların büyüklüğü, mevcut yağmur suyu drenaj sistemlerinin yeterliliği, daha önce hazırlanmış risk analizleri bulunup bulunmadığı ve Havza’nın afet bölgesi ilan edilmesine yönelik herhangi bir çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin sorular da yöneltildi.

Benzer Haberler

Konuyla ilgili birkaç güncel haberi daha okumaya devam edin.