Akkuyu NGS’de Kritik Aşama
Gündem2/3/2026

Akkuyu NGS’de Kritik Aşama

Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali projesi olan ve Mersin'in Gülnar ilçesinde yapımı son sürat devam eden Akkuyu NGS inşaat sahasında tarihi bir adım daha atıldı. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından yürütülen dev projede, santralin kalbi sayılan güç ünitelerinden üretilen elektriğin şebekeye aktarılmasını sağlayacak olan yükseltici transformatörlerin montaj süreci başarıyla tamamlandı. Özellikle birinci güç ünitesi için kritik öneme sahip olan bu operasyon, santralin Türkiye'nin ulusal elektrik sistemine entegrasyonu yolunda en önemli teknik kilometre taşlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Transformatörlerin Stratejik Önemi ve Montaj Süreci

Akkuyu NGS projesinin ilerleyişinde mekanik ekipmanların kurulumu büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Yapılan resmi açıklamaya göre, depolama alanlarında muhafaza edilen devasa yükseltici transformatörler, özel lojistik operasyonlarla proje sahasındaki nihai konumlarına taşındı. Bu işlem sırasında mühendislik ekipleri, tonlarca ağırlıktaki ekipmanları milimetrik hesaplamalarla önceden hazırlanan özel temel platformlarının üzerine yerleştirdi.
Transformatörlerin montajı sadece fiziksel bir yerleştirme işleminden ibaret değil. Bu süreç; yüksek gerilim iletim elemanlarının entegrasyonu, gelişmiş soğutma sistemlerinin kurulumu ve dijital kontrol-kumanda sistemlerinin aktivasyonunu içeriyor. Üretici firma uzmanlarının gözetiminde yürütülen bu aşamalı çalışmalar, santralin güvenli bir şekilde enerji üretimine başlaması için hayati önem taşıyor. Kurulumun tamamlanmasıyla birlikte, güç ekipmanlarının bağlantıları yapılacak ve yüksek gerilim testlerine geçilecek. Bu testler, Akkuyu NGS tarafından üretilecek elektriğin şebekeye güvenli ve kesintisiz bir şekilde aktarılacağının garantisi niteliğinde olacak.

Genel Müdür Butckikh’ten Teknik Değerlendirme

Konuyla ilgili teknik detayları paylaşan Akkuyu Nükleer AŞ Genel Müdürü Sergei Butckikh, transformatörlerin sistemin belkemiği olduğunu vurguladı. Butckikh, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Yükseltici transformatörler, güç ünitesinin elektrik enerjisi üretmesini sağlayan sistemin en temel unsurlarından biridir. Turbo jeneratör tarafından üretilen elektrik enerjisi, transformatörler aracılığıyla gaz yalıtımlı şalt tesisine, ardından da Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal elektrik sistemine aktarılacak. Transformatörler, gerilimin kademeli ve kontrollü şekilde ayarlanmasına imkan tanıyan özel anahtarlama cihazlarıyla ve modern koruma sistemleriyle donatılmıştır."
Genel Müdürün bahsettiği "gaz yalıtımlı şalt tesisi" (GIS), enerjinin yüksek gerilim hatlarına iletilmeden önce toplandığı ve dağıtıldığı, ileri teknoloji ürünü bir güvenlik bariyeri görevi görüyor. Bu sistem, Akkuyu NGS projesinin uluslararası güvenlik standartlarına uygunluğunun da bir göstergesi.

Ulusal Elektrik Sistemine Entegrasyon

Akkuyu Nükleer Güç Santrali, tam kapasiteyle devreye girdiğinde Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10'unu tek başına karşılama kapasitesine sahip olacak. Bu devasa enerji üretiminin enterkonnekte sisteme (ulusal şebeke) aktarılması ise kusursuz bir altyapı gerektiriyor. İşte bu noktada montajı tamamlanan yükseltici transformatörler devreye giriyor.
Sürecin işleyişi şu şekilde özetlenebilir:
  1. Üretim: Reaktörde oluşan ısı ile buhar elde edilir ve bu buhar türbinleri döndürür.
  2. Dönüşüm: Türbinlere bağlı turbo jeneratörler mekanik enerjiyi elektrik enerjisine çevirir.
  3. Yükseltme: Jeneratörden çıkan elektrik, Akkuyu NGS sahasındaki bu transformatörlere gelir. Transformatörler, elektriğin voltajını iletim hatlarına uygun seviyeye yükseltir.
  4. İletim: Yüksek voltajlı elektrik, şalt sahası üzerinden ulusal şebekeye verilir.

Projede Son Durum ve Hedefler

Dört reaktörden oluşacak santralin her bir ünitesi 1200 megavat kapasiteye sahip olacak. Toplamda 4 bin 800 megavatlık kurulu güce ulaşacak olan Akkuyu NGS, sıfır karbon emisyonu hedefiyle Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümüne de katkı sunacak. Transformatör montajının tamamlanması, birinci ünitenin devreye alınması öncesindeki "soğuk ve sıcak testler" ile "yakıt yükleme" aşamalarına bir adım daha yaklaşıldığı anlamına geliyor.
2026 yılı itibarıyla hız kazanan çalışmalar, sadece nükleer adada değil, türbin binası ve yardımcı tesislerde de eş zamanlı olarak yürütülüyor. Transformatörlerin yerleşimi, santralin dış dünyayla olan fiziksel elektrik bağının kurulması açısından sembolik ve teknik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki günlerde yüksek gerilim testlerinin başlaması ve şalt sahası ile tam entegrasyonun sağlanması bekleniyor.